Mise en Abyme

Nihal Martlı ve Seyhan Musa’nin aktif resim ve ses yerleştirmeleriyle gerçekleşecek, seyircililerin de aktif katılımını öngören interaktif stüdyo performans etkinliği Mise en Abyme, 17 Şubat Cuma 16:00’da başlayıp, 18 ve 19 Şubat da 13:00-19:00 saatleri arasında Space Debris’de yer alacak.
Kendine benzerlik prensibini içinde barındıran ve ‘abis içerisine yerleştirilmiş’ anlamına gelen mise en abyme kavramı; teknik olarak bir imajın kendi içerisinde küçük bir kopyasını/ kopyalarını barındırması, görsel deneyim olarak da iki ayna arasında durmak ve bir imajın sonsuz yansıması/ kendini tekrar etmesine bakmak gibi açıklanabilir.
Performans süreci, sürekli kendini tekrar eden imaj ve ses enstalasyonunun, tekrarlama etkileşimi üzerinden içinde bulunduğumuz sosyo-politik şartların yarattığı olaylar döngüsünün yaşamlarımıza aksettirdiği olgulara gönderme yapıyor. Aynı zamanda çağdaş sanat piyasasının içinde bulunduğu döngüye de…
Kolektif olarak sıkışmış hissettiğimiz durumlar, izleyiciyle de bağ kurarak onlar tarafından seçilmiş imajlarla deneyimleniyor ve sosyo-politik açıdan yaşantılarımız arasındaki benzerliklere vurgu yapılıyor. Bu ortak oyun alanına dâhil olma adına Space Debris’e gelen katılımcılardan bu zamanlardaki ruh hallerini anlatan, tekrarlanmasını istedikleri bir imajı beraberlerinde getirmelerini rica ediyoruz.

Sonsuza doğru ilerleyen, tekrar ve yıpranmayı içinde barındıran bu pratik, dipsiz bir kuyu gibi görünse de kolektif bir çalışmayla –ortak yaşantılarımızın bir metaforu olarak- bizleri bir araya getiriyor.
Performans süresince, sanat ve sinema tarihinde birçok sanatçı tarafından görselleştirilmiş olan mise en abyme kavramının, sanat tarihinin kendisine gönderme yapacak, ayna tutacak şekilde ele alınması da söz konusu. Mekanda bir yanda kolektif kolaj fragmanlar halinde çoğalırken, diğer yandan da sanatçı Nihal Martlı hepimizin belleğinde yer etmiş, sanat tarihinden b Artemisia Gentileschi’nin Judith Holofernes’i Katlederken resmini tekrar tekrar resmetme pratiğine girişiyor. Çünkü büyük hikâyeler hepimizi ilgilendirir.*

*Judith’in intikamı ve yeni bir başlangıcı görselleştiren bu katliam tablosu, herkesin hayatında neye dur demesi gerektiğine, kimin kafasını kesip yoluna devam etmesi gerektiğine dair sorular sordururken, sosyo- politik açıdan bir değişim arzusunu içinde barındıran ama sürekli kendini tekrar eden bir metafora dönüşüyor. Aynalarla dolu bir odada ilerlerken, gerçeğin rüya içinde bir rüyaya dönüşmesi gibi.

Nihâl Martlı (1982’de doğdu) İstanbul’da yaşıyor. Resim öğrenimi gördü, Ankara Hacettepe Üniversitesi’nden mezun oldu. Fransız Büyük Elçiliğinden burs kazandı, École Superieur d’Art d’ Aix-en-Provence’da master yaptı ve DNSEP diplomasını aldı, Fransa (2006-2008). 2006’dan 2010’a kadar yaşadığı Fransa’da birçok sergi açtı. Resimleri kişisel bir sergiyle Valenciennes Güzel Sanatlar Müzesinde gösterildi.(2008-2009). Aix-en-Provence şehri ödülünü kazandı.
İstanbul’da resimlerini temsil eden C.A.M. Galeri’de birçok kişisel sergi açtı ve karma sergilerde yer aldı, işleri aynı zamanda Fransa’da Documents d’Artistes (Marsilya) tarafından temsil edilmektedir.

Seyhan Musa, Boston’daki Brandeis Üniversitesi’nde güzel sanatlar ve tiyatro bölümünü yüksek onur derecesiyle bitirdikten sonra iki sene yine aynı üniversitede heykel ve resim derslerinde öğretim üyeliği yaptı. Bu dönem süresince yaptığı resim, tiyatro ve performans çalışmalarıyla sayısız sergi açan Seyhan Musa film, müzik, dans ve edebiyat teorilerinin sanatla ilişkilerini sorguladığı çalışmalarıyla birçok ödül aldı. 2009 yılında Parsons Güzel Sanatlar Fakültesi (Parsons, The New School of Design, Art, Media and Technology) ‘de Güzel Sanatlar Yüksek Lisansını dereceyle tamamladı. Fakülte suresince resim çalışmalarını yürütürken, film/video ve sound teorileri üzerine yoğunlaştı ve yarattığı noise, sound performanslarıyla yurtiçi ve yurtdışında taninmiş birçok venuede ve film festivallerinde yer aldı. 2009’da, New York’ta kurup, direktörlük ve küratörlüğünü üstlendiği new-media performans ve sound festivali {SØNiK}Fest ile başarılı organizasyonlara imza attı. New York’taki Broadway1602 galerinin sanat yönetmenliğini üç sene başarıyla yürüttükten sonra, yine New York menşeli Space Debris Art’ı 2014’de Karaköy, İstanbul’da kurdu. Halen çalışmalarına New York-İstanbul arasında devam ediyor.