Etkinlik

Loş Işık Ses Havuzları

→ Aralık 20, 2017

SOUNDPOOL for DIM LIGHT
21.12.2017 | 20:00

Şevket Akıncı Space Debris’e yabancı bir isim değil, daha önce çeşitli projelerle bir kaç performans gerçekleştirmiş olan gitarist/ doğaçlamacı Şevket Akıncı’nın bu seferki konuğu Kolombiyalı şarkıcı Maria Monica Gutierrez. Müziği mekanın kompozisyonunda ‘eritme’ gayesinde olan ikili, şu an Space Debris’de sergilenen “Loş Işık” taki resimlerden ilham alarak minyatür ses havuzları oluşturacaklar.

Eğitimini Boston’da ki Berklee College of Music’ten alan Şevket Akıncı, İstanbul caz ve deneysel müzik dünyasının vazgeçilmez simalarındandır. Ayrıca Bahçeşehir Üniversitesi Caz bölümünde öğretim görevlisidir.

Sanatçı, şarkıcı ve besteci Maria Monica Gutierrez Bogotá, Marca Kolombiya’dan. Liderliğini yaptığı müzik topluluklarından birkaçı: Elektro Pop (KEXP (ABD), SXSW (ABD), Lollapalooza, MaMA (Fransa), BIME (Ispanya), Estéreo Picnic), Suricato – Kolombiya Jazz (Italya, ABD – Smithsonian Müzesi, Kennedy Center, Meksika , Arjantin, Brezilya, Ispanya) ve El Último Boabdil – Deneysel Müzik.
Şu ana kadar şarkıcı ve besteci olarak gruplarıyla altı albüm çıkarmış olan sanatçı, ondan fazla albümde de misafir sanatçı olarak yeralmıştır. Içlerinden öne çıkanlardan biri Sony Müzik imzalı Aterciopelados ‘un “Tributo 20 años El Dorado” albümüdür.
Şu sıralar 2017 Colombian Bank of Republic’in Müzik Prodüksiyonu Fonu tarafindan “Onur Derecesi”ne layik görülen solo projesi Montañera’nin “Encarnación” adlı albümünü hazırlamakla uğraşmaktadır.

Hush Now Performans

→ Aralık 5, 2017

“Hush Now”*, Saïda Essafiry | 09.12.2017 | Cumartesi 19:30
Antigone’un yeniden canlandırılmış çağdaş masalı
Bölüm 1. Kadın olmak ya da “canavar” in kusurlu somutlaşmış hali
Bölüm 2. Hiç var olmamak

Bu eser, Antigone kadın karakter üzerinden, bizde yer eden “buradayım, var oluyorum” seslerini duymayı ve sorgulamayı barındırır. Bunun ötesinde çok daha güçlü ve hepsini bastıran bir ses vardır: “Beni dinleyeceksin!”

Saida Antigone figürünü güçlü ama düşkün bir kraliçe olarak yeniden ele alıyor. Fikir, bu zarafet ve utanç verici durumu, günden güne içimize yerleşen bu sert tutum vasıtasıyla, günümüzde anlatılamayanın sınırında yorumlamaktır. Performans, kısmi bir dünya görüşünün özeti, bir kaos serüveni, bir olasılık, bir yücelik durumudur.

Read more

SPACE DEBRİS’DEN YAZA MERHABA: MARİA CHAVEZ

→ Temmuz 7, 2017

Debris 18 Temmuz’da harika bir performansla yazın gelişini kutluyor!

Space Debris 18 Temmuz’da New York menşeli, Lima, Peru doğumlu; deneysel ses, soyut pikap performansları ve DJ ligiyle dünyaya nam salmış Maria Chávez’i konuk ediyor. Çıktığı Avrupa turunda İstanbul’da Debris ‘ye de yer veren Chavez’i ağırlamaktan gurur duyan Space Debris 18 temmuz akşamı saat 21:30’da Chavez’in canlı ses performansına yer verecek. Daha sonra Yaza Merhaba Partisi’ne Taksim Pendor’da yapacağı özel DJ setle 11’den itibaren devam edecektir.

Chavez ‘in ses enstalasyonlarını, heykellerini ve diğer tüm islerini doğaçlama solo pikap performanslarıyla birleştiren öğeleri; tesadüfi kazalar, rastlantılar ve sekteler oluşturur.

Umbertide, Italya’daki Civitella Ranieri Foundation’ın müzisyen fellow larından biri olarak seçilmiştir, ve halen Sound Practice Research Department of Goldsmith’s University of London’da 2017 e kadar research fellow olarak devam etmektedir, ayrıca 2017’de Robert Rauschenberg Foundation’da arts fellow olacaktır.

Rusya St. Petersburg’daki CEC Artslink’de konuk sanatçı olarak bulunmuş, JUDD Foundation (Marfa, Texas)’da ses enstalasyonu ve performanslarını göstermiş, 8 Nisan’dan 17 Eylül, 2017 e kadar yayinda olan ayrica Every Time A Ear di Soun, adlı Documenta 14 radyo programında, yeni bir ses işini sunmuştur.

https://www.publico.pt/2017/06/29/culturaipsilon/noticia/nas-maos-de-maria-chavez-o-som-nao-vai-para-onde-esperamos-1777397

http://www.documenta14.de/en/public-radio/14725/between-a-gunshot-and-a-whisper

https://www.residentadvisor.net/podcast-episode.aspx?exchange=356

16 yaşından beri DJ lik yapan Chavez geniş müzik koleksiyonunu Demdike Stare, Regis, Powell ve ikonik elektronik müzisyenleri Simian Mobile Disco, Francois K ve benzerleriyle paylaşır.

Kendisinin ekletik müzikten House &Tekno’ya uzanan setlerini sanat müzeleri açılışlarında (MoMA, MoMA PS1, Haus für elektronische Künste- Basel), gala etkinliklerinde (Van Alen Institute, El Museo del Barrio, BRIC-Brooklyn), New York Fashion Week- NYFW (SunheeNY, BeBe, Bimba y Lola, Pola Thomson, VOUTSA), festivallerde (Moving Sounds, 9 Evenings, Villa Romana Festival- Firenze) ve radyo istasyonlarında (NTS Radio, The LOT Radio, Reboot.fm, RBMA Radio) duyabilirsiniz.

Dünyanın her yerinde DJ lik yapmis olan Chavez, yakin gelecekte Powerhouse (Moskova, Rusya), the Fondazione Donizetti (Bergamo, Italya) ve Galeria Zé dos Bois ZDB (Lizbon, Portekiz)’in DJ decklerinde görülmüştür.

 

Kulağınız neyin peşinden gidiyor?

→ Mayıs 8, 2017

‘EarAfter?’ gitarist Çağrı Erdem’le birlikte akvaryumda yüzen iki kayıp ruh edasıyla kulağını arayan yek bir sese dönüştüğümüz döngü’nün adıdır.” Şevket Akıncı

Sevgili Şenol Küçükyıldırım’ın “what does your ear go after?” (kulağınız neyin peşinden gidiyor?) şeklindeki sorgusundan esinlenerek ortaya çıkmış olan “EarAfter?” için, bir çok farklı projeden de tanıdığımız Şevket Akıncı ve Çağrı Erdem’in müzik, özgürlük, rastlantısallık, doğaçlama, iletişim gibi kavramları ve hatta kavramsallığın kendisini, ses ekseninde sorgulamaya koyuldukları bir arayış projesidir desek pek de yanlış olmaz. İkilinin müziğini, köklerinin bağlı olduğu özgür doğaçlamadan sıyırıp kısaca eklektik olarak tanımlayabiliriz; gitarlar, insan sesi, oyuncaklar, kontrol arabirimleri, çeşitli analog ve dijital ekipmanlar ile, özellikle hiçbir plan ve ön hazırlık olmaksızın, sadece kulaklarının peşinden gittiği sesleri icra ediyorlar.

Kaya Hacaloğlu ve Leyla Atavi kendi yarattıkları “deneysel video resimleri” ile Şevket Akıncı ve Çağrı Erdem’e eslik edecek. Video çalışmaları kendilerinin çekmiş olduğu fotoğraflardan oluşuyor. Belirlenmiş zaman dilimi içerisindeki kompozisyonda iç içe geçmiş resimler, bir devinim halinde, boşlukta seyahat eder gibi ilk hallerinden farklılaşmakta. Yirmişbeş karede bir, işlenmiş her yeni veri, fotoğraf nesnesini başkalaştıran bir “öz”’e, maddenin dönüştüğü ve tekrar varlık bulduğu bir hareket alanına yaymakta.

PERFORMANS: Defne Sandalcı, Şevket Akıncı, Korhan Erel

→ Şubat 14, 2017

On üç yıldır birlikte Islak Köpek ve Mugwump başta olmak üzere, Türkiye ve Avrupa’da çeşitli festivallerde müzikal birlikteliklerini sürdüren Korhan Erel (elektronik) ve Şevket Akıncı (elektrik gitar), 17 Şubat akşamı Karaköy’ün sanat ve performans mekanı Space Debris’de yazar Defne Sandalcı (Spoken Word) ile buluşacaklar. Korhan Erel ve Şevket Akıncı, Defne Sandalcı’nın sert, alaycı, eğlenceli imge dünyasında, kutsal tabuların fitilini özgürlük adına yakıldığı metinlerinden esinlenerek, doğaçlamanın çeşitli hallerinde yolculuğa çıkacak.

Defne Sandalcı: İstanbul’da doğmuş, ölmüş, dirilmiştir. Otoriteye maruz kaldığında, tüylerinin diken diken olduğu ve kuyruğunun kontrolsizleştiği tespit edilmiştir. Beyaz, Kara Mecmua, Cin Ayşe dergilerinde yazılarını yayınlamış, yayınlamaktadır. İlk kitabı “Ah!” 2013’te Metis yayınlarından çıkmıştır.

Şevket Akıncı: Gitarist, besteci, aranjör Şevket Akıncı’nın cazdan (Lifeline, Şirin Soysal, Weed) hardcore’a (Dead Country, Percussive) çağdaş klasik müzik’ten (Escher Chronicles) özgür doğaçlama ve özgür caz’a (Islak Köpek, Century, Holy Ghost) bir çok türde çalışmaları bulunmaktadır. Bir çok farklı müzik türünün de birarada bulunduğu doğaçlama projelerinde yer aldı (Mutant, Konjo, Earafter). Ayrıca yirminin üzerinde albümde imzası bulunan Akıncı, müziği resim, tiyatro, sinema, dans, heykel ve şiir ile buluşturarak bir çok disiplinlerarası performansta yer almıştır.

Korhan Erel: İstanbullu, Berlin’de yerleşik elektronikçi, doğaçlamacı ve ses tasarımcısı Korhan Erel, bilgisayarı ve elektroniği diğer çalgılarla aynı sahnede çalabilen bir enstrüman olarak görür. Bir çok coğrafyada müzisyenler ve çeşitli disiplinlerden sanatçılarla konserler, gösteriler, albüm kayıtları, tiyatro ve dans eserleri için müzik ve ses tasarımları, besteler yapmaktadır. Türkiye’nin ilk elektroakustik özgür doğaçlama grubu Islak Köpek’in kurucu üyesidir. Sekiz tanesi CD formatında, sekiz tanesi de dijital formatta yayınlanmış albümü vardır.

*Etkinlik görseli: Ersin Jetrane, “This is the Most Beautiful Purple Line Which Has Ever Been Drawn”

**Bu etkinlik ayni zamanda Space Debris’de “Kolektif Bilinç” proje serilerinin ilki olan Nihal Martlı ve Seyhan Musa’nın işbirliğindeki “Mise en Abyme” ‘in de ilk gününü kutlamaktadır.

 

 

 

 

Metromorphic Varieties

→ Eylül 30, 2016

sd-metromporphic-julieJulie Upmeyer “The Metromorphic Varietes”, Küratör: Seyhan Musaoğlu

Açılış: 1 Ekim, Cumartesi 18:00-20:00

Ziyaretçi saatleri: 2-7-8 Ekim 12:00-18:00, diğer günler randevuyla

randevu için info@spacedebrisart.org a email atınız
Çarşambaları 14:00-18:00 arası / Perşembeleri 10:00-13:00 arası

TOZ Artist Run Space, Talimhane no: 19B Yeldeğirmeni Kadıköy/ İstanbul

Julie Upmeyer’ın “The Metromorphic Varieties” adlı projesi Space Debris kurucusu Seyhan Musaoğlu küratörlüğünde Kadıköy Yeldeğirmeni’ndeki sanat mekanı TOZ ‘da seyircilerle buluşuyor. Açılışı 1 Ekim Cumartesi gerçekleşecek sergiyi 2, 7 ve 8 ekim tarihlerinde 12-18:00 saatleri arasında ziyaret edebilir ya da  info@spacedebrisart.org adresine email atarak diğer günler için randevu alabilirsiniz.

İşlerinde çok yönlü kompleks bir dünyayı sadeleştirerek anlatan Upmeyer, yaratım sürecine ve beslendiği kültürel öğelere önem verir. Oluşturduğu enstelasyonlarıyla objelerine ait olduklarından daha farklı bir anlam kazandırırken mekan algısının etkileşimini de ön planda tutar. Ortaya çıkan bu etkili dil;  sergi alanı ile eserler arasında  güçlü bir bağ yaratır.

“The Metromorphic Varietes” gelecek için olası bir gelişmeyi sunar:  dünya düzenine adapte olabilmek adına  şehrin renk ve motifleriyle kamufle olan hayvanlar. İlk kamuflajlar doğadaki bitki ve hayvanların avcılardan saklanabilmesi için mümkün olduğunca az ilgi çekecek bir biçimde saklanmarıyla karşımıza çıkar. İnsanlar bu kamuflaj tekniklerini genellikle ordudaki malzemeler ve askerleri gizleyebilmek için kullanmışlardır. Dünya savaşı sırasında ordunun savaş gemilerini kamufle etmek için sanatçılarla ortaklaşa gerçekleştirdiği optik illüzyon olan “dazzle kamuflaj” metodundan yararlanan Upmeyer, fütürist bir kentsel senaryoyu resmediyor. Kediler, kuşlar, kaplumbağalar ve tavşanları, bir şehir panoramasının önünde kamufle edilmiş şekilde seyirciye sunuyor.

Julie Upmeyer performanslar, enstalasyonlar, heykel ve objeler üretir. Amerika’da Grand Valley State Üniversitesinde seramik, heykel ve grafik sanatlar üzerine okumuştur. Farklı katmanlar, iş gücü, zanaatkârlığa olan bağlılık, var olan sistemler, yapılar ve parlak şeyler ilgisini çeken ve işlerinde kullandığı ilham kaynaklarından birkaçıdır. İşleri çoğu zaman seçtiği malzemenin manipülasyonuyla gelişir, diğer zamanlar da mekana özel bir etkileşime geçerek gerçekleşir. Julie ayni zamanda eski Carvansarai sanat mekanının da kurucularındandır.

TOZ, dört görsel sanatçının (Ece Eldek, Sinem Dişli, Elvan Ekren ve Volkan Kızıltunç) İstanbul Kadıköy’deki atölyelerini dönüştürerek 2015 yılında başlattığı, kar amacı gütmeyen ve sanatçıların güdümündeki bir sanat mekanıdır. TOZ, zamanbazlı disiplinlerde, özellikle fotoğraf ve video alanlarında kurumsal kaygılar ve kısıtlamalara bağlı kalmaksızın, atölyeler, etkinlikler, gösterimler, sergiler ve mekânsal deneyler üzerinden diyaloğu ve etkileşimi destekleyen, katılımcı, süreç odaklı, resmi olmayan bir platform sunar.

TOZ, Artist Run Space, Talimhane Sokak 19B, Yeldeğirmeni, Kadıköy /tozartistrunspace@gmail.com / www.toz.space

Seyhan Musa, Boston’daki Brandeis Üniversitesi’nde güzel sanatlar ve tiyatro bölümünü yüksek onur derecesiyle bitirdikten sonra iki sene yine aynı üniversitede heykel ve resim derslerinde öğretim üyeliği yaptı. 2009 yılında Parsons Güzel Sanatlar Fakültesi (Parsons, The New School of Design, Art, Media and Technology) ‘de Güzel Sanatlar Yüksek Lisansını  tamamladı. New York menşeli Space Debris Art’ı 2014’de Karaköy, İstanbul’da kurdu. Halen çalışmalarına New York-İstanbul arasında devam ediyor.

Space Debris, sanatçı ve sanata meraklı herkesin gelip deneyimleyebileceği fluxus/happenings çerçevesi içinde çok yönlü bir sanat mekanı.Space Debris’in hikayesi  ‘Kessler Syndrome’ denilen bir teoriden esinlenerek doğdu. Kessler sendromunda ‘uzay enkazı’ olarak adlandırdığımız, dünyanın etrafında birikmiş başı boş yıldız tozlarının, yörüngeden çıkmış uydu ve gezegen parçalarının birbirlerine rastladığında bir etkileşim haline geçme anında yeni bir yörünge yaratabilme olasılığından bahseder. Space Debris’e gelecek olan bireylerin her biri bir yıldız tozu gibi düşünülüp burda gördükleri ve deneyimledikleri sanat olaylarından yeni bir yörünge, yeni bir akim oluşturmaları hayal edildi.

 

İnteraktif Mixup Atölyesi

→ Ağustos 3, 2016

Bu hafta sonu Mixup/Ortaya Karışık sergisi çerçevesinde projenin yaratıcı surecine dahil olmak üzere interaktif atölye çalışmasına davetlisiniz. Farklı ülkelerdeki yaratım sürecinin başlangıcı olan islerin parçalarından başlayarak, üzerine ekleme, çıkartma, transformasyon yaparak farklı kolajlar yaratabilirsiniz.
Tarih: 06.08.2016, Cumartesi
Zaman: 15:00-17:00

“The Mixup” 6 farklı ülke şehrinde 41 sanatçının katılımıyla uluslarası işbirliğiyle sanatçıların birbirlerinin yaratım sürecine karışarak gerçekleştirdiği bir projedir. Her şehirde bir sanatçı bir esere başlıyor, ikincisi üzerinde çalışmaya devam ediyor, üçüncü bir sanatçı eseri tamamlıyor. Beyrut, Cape Town, İstanbul, Los Angeles, Londra ve Medellin’de bulunan sanatçılardan oluşan projenin sergisi ilk olarak Londra’da Camberwell Sanat Festivali’nin bir parçası olarak gerçekleşti, Beyrut ve Cape Town’a gitmeden önce su an Space Debris’de sergileniyor. www.themixup.org

 

istanbul mixup-web

Atölye tüm yaş ve deneyim gruplarına açıktır. Etkinlik ücretsizdir.

Mamut Art Project Performans Programı

→ Nisan 22, 2016

Performansı Farkettiniz mi?

Akkök Holding sponsorluğunda gerçekleştirilen Mamut Art Project (MAP), bu yıl oldukça geniş ve zengin bir sergilemenin yanı sıra bir performans programına da sahne oluyor. Seyhan Musaoğlu ve Simge Burhanoğlu’nun küratörlüğünde gerçekleşecek performanslar etkinliğin son iki gününde, 23 ve 24 Nisan tarihlerinde gün boyunca izlenebilecek.

Mamut Art Project 2016’nın cumartesi ve pazar günleri gerçekleşecek performans programında genç sanatçılar, Murat Bulut Aysan, Itır Demir, İ. Ata Doğruel, Gabriel EA Clark ve Ebru Sargın yer alıyor.

Murat Bulut Aysan’ın Karşılaşmalar başlıklı performansı, “Performans sanatı nasıl görülüyor, nasıl izleniyor?” sorularına cevap ararken, İ. Ata Doğruel’in 18 saat sürecek uzun soluklu performansı Mülkiyet Dışı, performans sanatının soyut ve somut değerler arasında yaşadığı çelişkiyi değerlendiriyor. Itır Demir, performansın sürekliliğini farklı bir açıdan ele alıp, performatif olanın güncel hayatımızdaki yerini sorgulatarak, izleyicinin de performansta aldığı sorumluluğu gündeme getiriyor. Gabriel EA Clark, bulunduğu ortamla etkileşimlerinden esinlenen ses performansında hem izleyicilerin katılımlarını inceleyen, hem de performansçının yalnızlığını ele alıp aslında yalnızlığın imkansız olduğunu vurgulayan bir kompozisyon yaratıyor. Ebru Sargın ise fark edilmeyi beklediği Buradayım isimli performansı ile karşımıza çıkıyor.

Read more

2016 Art+Feminizm Edit-a-thon İstanbul

→ Mart 4, 2016

Art+Feminism’in, müşterek bilgi kaynaklarında kadınların görünürlüğünü artırmaya yönelik girişimi “düzenleme maratonu” Edit-a-thonlarının (editaton) üçüncüsü, İstanbul’a da taşınıyor.  Space Debris’te, mimar ve editör Yağmur Yıldırım tarafından düzenlenecek etkinlik, cumartesi gunu 2-8pm arasinda Wikimedia Türkiye ekibi birlikteliğinde gerçekleşecek. Bir günlük “düzenleme maratonu”nda, Wikimedia Türkiye’nin öğretim ve desteği ile Vikipedi’ye madde girişi ve düzeltmesi yapılarak hem kadın içeriğinin artırılması, hem de konu üzerine gündem oluşturulması gözetiliyor.

2011 yılındaki Wikimedia Vakfı araştırması, içeriğinin yazarlarının %10’undan azının kadın olduğunu ortaya çıkardı. “Herkesin katkıda bulunabildiği Özgür Ansiklopedi” Vikipedi’deki mevcut cinsiyet eşitsizliğini dengelemek, kadınlar üzerine ve(ya) kadınlarca üretilmiş içeriği desteklemek amacı ile yola çıkan Art+Feminism oluşumunun, hafta sonu boyunca gerçekleşecek editatonlarının bir ayağı da ilk kez İstanbul’da, 5 Mart Cumartesi günü öğleden sonrasında düzenleniyor.

Etkinlik, tüm cinsiyetlerden ve cinsel yönelimlerden katılımcıları ve içeriklerini davet ediyor. Bilgisayarlarını getirmeleri rica edilen katılımcıların; kadın ve sanat, kadın hareketi, feminist düşünce gibi konulara temastaki katkıları bekleniyor. Gün boyunca sanatçılar, küratörler, yazarlar, düşünürler ile gerçekleşecek yuvarlak masa söyleşileriyle, New York MoMA’daki eş zamanlı merkez etkinlikten canlı bağlantılarla ve yaratmayı hedeflediği tartışma ortamı ile de mekânın kapısı herkese açık.

Bu yıl üçüncüsü düzenlenen uluslararası editaton etkinlikleri, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne komşu hafta sonunda, bir gün süre ile gerçekleşiyor. 2015 etkinliklerinde, 17 ülkede 75 farklı mekânda toplanan 1500’ün üzerinde katılımcı, günün sonunda Vikipedi’ye 400’e yakın yeni madde üretti ve 500’ün üzerindeki mevcut maddeyi geliştirdi. 600 katılımcı ile 31 mekânda yola çıkan ilk editaton’un düzenleyicilerinin çabaları, onların Foreign Policy’nin “Öncü Küresel Düşünürler/Leading Global Thinkers” listesinde yer almalarını sağladı.

Art+Feminism sanatçılar, küratörler, yazarlar, editörler, kütüphaneciler, Wikipediacılar, erbaplar ve meraklıların işbirliğinin ürünü; ortak bilgiye müşterek bir katkı girişimidir. Tohumları Siân Evans (Art Libraries Society of North America’s Women ve Art Special Interest Group), Jacqueline Mabey (failed projects) ve Michael Mandiberg tarafından, Professional Organization for Women in the Arts (POWarts) ve The Museum of Modern Art (MoMA) işbirliğinde atılmıştır.

2016 editatonu bu hafta sonu tüm dünyada, aralarında Yale Üniversitesi, Tate Britain, Los Angeles County Museum of Art, the Philadelphia Museum of Art Library, Washington National Museum of Women in the Arts, Paris Archives Nationales, Mexico City Museo Universitario Arte Contemporáneo’nun da olduğu 125’i aşkın mekânda gerçekleşecek.

#ArtAndFeminism #spacedebris #spacedebrisart

editahon-istanbul

Patron’un Deneyi Video

→ Ağustos 15, 2015

 

Lütfü Emre Çiçek’in sergi için hazırladığı videonun kısaltılmış versiyonu için asağıdaki linke tıklayınız:

PE-video-screenshot-thumbnail